Her yılın son haftasında bir geriye bakarım bu sene en çok hangi duyguyu yaşadım diye. Yaşanan mutluluklar ile hüzünleri ayrı ayrı kefeye koyar tartarım ve nedense insan hüzünlerini daha çok hatırlıyor.

Geçen gün arabada sevgili sordu " Bu sene unutamadığın en güzel anın nedir? " diye. Kalakaldım. Neden aklıma hep hastalıklar ve hastane günleri ya da yaşanan her acı an aklıma geldi. Çok kızdım kendime halbuki yaşanan bir o kadar da güzel anlar vardı. Benim sanırım beynimin güzel anlar merkezinde ki yol da kopmalar var 2012 de ki en büyük hedefim o yolu tamir etmek 🙂 Gülmeyin ne olur ? mutluluk yolunda ki nöronlarımın arasında köprüyü yeniden inşaa edeceğim bu yeni yılda.

Sevgilinin sorusuna gelirsek ki cevabını gene sevgili verdi bana; " En çok Bon Jovi'nin konserinde mutluydun." dedi. Ve gerçektende inanılmaz mutluydum şu an bile düşününce yüzümdeki gülümsemeyi keşke görebilseydiniz. 

2011 de ajandama aldığım güzel anılardan bir kaç tanesini yazacak olursam eğer.

Kedi 3 yaşını bitirdi, bir başka konuşur bir başka davranır oldu. Artık benim bir arkadaşım olduğunu biraz daha hissettirir oldu bu sene. Hoş bu sabah yataktan kalkar kalkmaz "Günaydın!" bile demeden " Anne, babam benim sevgilim biliyormusun?" diyerek beni kıskandırmaya çalışsada o benim gerçekten bir arkadaşım oldu . 

Ömrümde belki de tekrarını yaşayamayacağım bir BON JOVİ konseri yaşadım.  Bademcikleri patlarcasına bağıran genç kızları anlayamamanın o garip duygusunu ben o konserde yaşamış biri olarak gerçekten inanılmaz bir atmosferdi.Bir de bu konserde sevgilinin okul arkadaşı Rahşan'ı sadece on dakika  ayaküstü konuşup sonrasında hep yazışarak yeni bir arkadaş edinmek ve listeme eklemek  işte o da işin bonusu :).

Yeni yeni dostlar edinmek , hayatımda hep var olan ve bir sebepten dolayı hep görüşmeyi ertelediğim dostlarıma yeniden kavuşabilmek bu senenin bana en güzel hediyelerindedi. 

Fotoğraf aşkımın daha da kalbimde büyüdüğü ve her öğrendiğim bilgiden çok keyif aldığım bir seneydi .

Ailemize katılan ÖzdenNaz'ımız , o maviş maviş gözleriyle hayatımıza taze bir kan oldu bu sene.

İkiz kuzenlerimiz artık okullu oldu, dünün minnacıkları bugünün okullu bıcırları oldu 🙂 

Yeni başlangıçlar yaptık bu sene, hiç alınmadığı kadar çok kitap, hiç yapılmadığı kadar kek,hiç gidilmediği kadar yolculuk ve  farkına varılan farkındalıklar senesi oldu 2011 her türlü yaşanana rağmen.

2012 …… Elime aldığım yeni ajandamın , mutfağıma astığım takvimimin her sayfasını açtığımda ya da kopartığımda hep yüzümde bir  gülümseme bırakacak  anlar yaşatmanı diliyorum. Yeni yeni hep yeni şeyler öğrenerek.

 

P:S: Kendime not ; ben minnacıkken dedem her yılbaşı akşamına hazırlık olsun diye cevizli sucuk alırdı Eminönü'nden, birde gece 12 yi beklerdik dansöz çıksın diye ailecek. Ben cevizli sucuğu sadece yılbaşında olur ve başka zamanlarda alamayız sanır ve çok üzülürdüm 🙂 Çocukca bir hatıra işte bunuda kendime not düşmek istedim . TRT de hep giden yılı yaşlı bir insan ve gelenide bebek  karakteri ile gösterirlerdi hatırlayanlarınız olursa eğer kafam çok karışırdı nasıl bir sene de insan bu kadar çabuk yaşlanır diye 🙂  bu da ayrı biir sazanlık 

 

 

Tertemiz bir ….

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir