Kedi hayatıma girdikten sonra daha çok okumaya daha çok araştırmaya başladım. Onun bana öğrettikleri ile benim ona kattıklarımı karşılaştırmaya başladım. Birbirimizin nasıl harmanlandığımızı anlamaya çalıştım. Bana bumerang hesabı ona verdiklerimi geri vermeye başladı şu zamanlarda. Bunu alabilmek için de 35 ay beklemem gerekti ; değdi mi? Hemde nasıl!

Annelik garip bir iç güdü . Her çocuk annesine özel. Bir anneden daha iyi kim tanıyabilir ki yavrusunu. Bir bakışından, yüzünün asıklığından, vücudunun duruşundan tanır bir anne yavrusunu. Keza yavruda tanır annesinin yüzünün, gözünü, duruşunu ve hatta annesinin limitini 🙂

Kedi ile beraber harmanlanıp büyüme dönemimizde Elizabeth Pantley ve Harvey Karp’ın kitaplarını okuyup, sindirmeye çalıştım. Esasında onların kaleme aldıkları çocukları büyütürken değil bireylerin birbirine nasıl davranması gerekliliğinini anlatan serilerdi 🙂 Neden mi bu şekilde yazdım ? Maya son zamanlarda ona aldığım yada verdiğim herşeyden sonra “Teşekkür ederim, Lütfen” kelimelerini kullanmaya bilinçli bir şekilde kullanmaya başladı. Bu kadar şaşırmam niye mi ? Biz büyük büyük bireyler bunu birbirimize yapmıyoruz ki? Maya’nın bu davranışından sonra etrafımımı gözlemlemeye başladım; ne acı ki birbirimize “Teşekkür” bile etmiyoruz.

Bir gün süpermarkette kedi ile alışveriş yaptığımızda ödeme yapmak için sıraya girdiğimizde insanların yüzüne baktım. Hep bir telaş, hep bir somurtkanlık ve hep bir yerlere yetişme  acelesi.

Sıra bize geldiğinde kedi elindeki sütü görevliye uzatıp kasadan geçirmesini bekledi sonrasında görevli bayan arkadaş sütü ona tekrar geri uzattığında ” Teşekkür ederim” dediğinde kedi;  görevli bayan şaşırarak bana baktı. “Nasıl yani?” dedi şaşkın bir şekilde. Ben de gülümseyerek aldıklarımı uzattım görevliye ve kasadan geçirmesini bekledim. Ödemeyi yaparken aldıklarımı poşete koyan yadrımcı arkadaşa ve kasada ki görevli bayana dönerek ” Teşekkür ederim yardımlarınız için” dediğimde  her ikisinin de yüzüne konan gülümseme takdire şayandı.Bir cümlenin etkisiyle ortamın sıkıntılı havası bir anda değişmişti.

Bu sadece yaşadığımız bir kaç olaydan bir örneği idi. Takdir görmek ne kadar da önemli her birimiz için esasında. Bütün gün içerisinde her birimiz bir takım sıkıntılar yaşıyoruz. Gergin ,stresli, dünyanın  bütün yükü üstümüzdeymişcesine yaşıyoruz çoğu zaman ve böyle anlarda esasında sadece tek beklentimiz var takdir görmek, teşekkür almak tıpkı çocuklarımız yemeklerini yediğinde, derslerini bitirdiklerinde onlara ettiğimiz teşekkür gibi.

Çocuklarımıza vermeye çalıştığımız şeyi biz birbirimize yapmazsak nasıl bir ikileme düşeriz?

Maya her suyunu içtiğinde, oyun oynadığında bebekleriyle, yemeğini yediğinde her zaman ona teşekkür ediyorum. Çoğunuza saçma gelebilir fakat ben bunun meyvalarını şimdiden toplamaya başladım. Benden istediği her suda, onunla oynadığımda yada kitap okuduğumda “Anne teşekkür ederim” i duymak , takdire şayan görülmek çok hoşuma gidiyor.

Bugün kendisine alınan  yeni  pembe ayakkabıları kediye uzattığında anneannesine “Teşekkür edeyim aynenne” demesi ve annemin o şaşkın ama birde mutlu gözlerini görmek beni çok ama çok onurlandırdı.

Bazen “Lütfen” leri durumu kullanmak amaçlı olsada bunu bilmeside güzel!  ( Her gördüğü palyaço adamları eve getirmeye çalışırken lütfen lütfen lütfen! diye ağlaması gibi…)

 

 

 

 

 

 

 

 

Takdire şayan…

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir