Facebook’u samimiyetsiz, Instagram’ı gerçek, Twitter’ı da ulaşılabilirlik adına çok severim.  Instagram’ı kullanmayı çok seviyorum . O an gözüme gönlüme hoş görüneni saklamak isterim . Bakın ben burdayım bunu yiyorum bunu yapıyorum olarak algılamam, takip ettiklerimin paylaşımlarını, ne kadar güzel bir yerde ne kadar güzel bir ortamda bulunmuş derim. Hatta kendime not alır  bak böyle de bir yerde varmış diye yapacaklar listeme eklerim.

Rengin’i de  Instagram ortamında tanıdım. Ağva’da Ağva Beyaz Ev adın da şirin mi şirin cennet bahçesi bir oteli var. Uzun zamandır birbirimizi takip ediyoruz Instagram’dan. İkimizin de ortak noktası hayvan sevgimiz,  zaten Dexter hayatıma girdiğinden beri o  kadar çok güzel yürekli insanlarla tanıştım ki. Rengin’de işte tam öyle biri.

Rengin kendini sokak hayvanlarına adamış koca yürekli bir  kadın. Otelinin konumu açısından o kadar çok sokak köpeği ile karşı karşıya ki.  Fakat bu hayvanlarının hiç biri öyle sokak köpeği denebilecek kategoride değil. Büyük heveslerle sevgililerine , çocuklarına alınmış bildiğiniz cins köpekler. Sosyal Medya’nın gücü işte tam da bu nokta da devreye girdi bizde.  Birbirimiz ile tanışma fırsatını yakalattı terk edilmiş hayvanlar.

Hayvanları Koruma haftası nedeni ile büyük marketlerde köpek kedi mamalarında indirim vardı. Bizde Maya’nın bu konuda empati kurabilmesini istediğimiz için sokak hayvanlarına yardım etmek amaçlı barınaklara ya da ihtiyaç duyulan yerlere götürmek için bu mamalardan aldık. Ve nereye acaba götürsek diye araştırken Rengin’in Instagram’da bir resmini  gördüm . Otelinde olan ve sahiplendiği köpeklerinin birbirleri ile oynadığı videoyu da görünce kendisine mesaj atarak sordum elimizde ki mamaları götürmek için oralarda bir barınak olup olmadığını . O da bana neden bana getirmiyorsun zaten ben burdan hepsine kendim alıp dağıtıyorum seninkileri de dağıtırım, o kadar çok hayvan var ki yeri geliyor yetişemiyorum dedi. Bunun üzerine bende beni kırmayacak hayvan dostu arkadaşlarımı da ayarlayarak ve onlara da mama aldırtarak! 🙂 üç aile çocuklarımızla yollara düştük mamalarımızı hayvan dostlarımıza götürmeye  gitmişken de o cennet bahçesi otelinde Rengin’e çay içmeye.

Gerçekten de çok güzel bir gün geçirdik. Rengin’in oteline diyecek bir söz zaten bulamıyorum çünkü kendi muhteşem enerjisini otelinin her köşesine işlemiş. O sıcacık enerrjiyi, konukseverliğini ben şahsen iliklerime kadar hissettim.

Kendi bahçesinde baktığı Şanslı, Bıdık ve Efe  dışında sokaklarda baktığı o kadar çok kedi ve köpeği var ki Rengin’in. Kendini adamış bu işe. Ve o da o kadar kızgın ki insanlara….

Ağva’ya giderken yollarda terk edilen o köpekleri görmemeniz imkansız zaten. Gördükçe bu doğaya en çok zararlı şeyin İnsan olduğunu bir kere daha anladım. Üzüldüm üzüldükçe sövdüm sövdükçe daha da sinirlendim. Ev ortamlarında yaşamaya alışmış doğal ortamlarında ne yapacaklarını bilmeyen bu canları gördükçe içim titredi.  Ne yapacağını bilmeden dolaşan o köpekler yara bere içinde , hastalar, açlar ve en önemlisi korkuyorlar.

Size muhtaç bu hayatta kimdir en yakınınız lütfen şimdi bunu düşünün?

Tabii ki çocuğunuz , muhtaçtır size, yol bilmez, kavga edemez, yemek bulamaz siz ona hazırlamadığınız sürece . Sırf sizin isteklerinizi yerine getirmiyor diye , sizi çok kızdırdığı için alıp onu ormana bırakabiliyor musunuz? İşte bu soruyu sorun kendinize bir dost sahiplenmeden evvel ve aile bireyleriniz ile teker teker konuşun onlarında bu sorumluluğu alabileceğinden emin olun. Çünkü bu evde tek kişinin alabileceği bir sorumluluk değil. Sizin hayatınızda bir sürü insan var iken onun hayatında sadece siz olacaksınız.

Dexter’ı götüremeyeceğim ortamlar oluyor çoğu zaman ve evde uzun süre yalnız kalacağı anlar işte o zaman yaşadığım vicdan azabını anlatamam. Sabırla bekliyor ben eve dönene kadar,  ben her evden çıktığımda onun acaba geri gelecek mi korkusunu yaşadığını biliyorum çünkü.  Geçen senelerde Maya’yı kreşe bıraktığımda onun yaşadığı korku gibi . Geçen yaz Dexter’a bir pet shoptan  ürün almak için girdiğimde  yaşadığım bir tecrübeyi paylaşmadan geçemeyeceğim. Pet shop ta SATILMAK amaçlı gösterime sunulan  Golden yavrularına bakan bir anne ve kız vardı. Kız çocuğu 8 yaşlarındaydı en fazla.  Golden yavrusuna sarılmış “Anne lütfen lütfen bunu satın alalım ben bakarım inan sana hiç sorun yaşatmam”  diyerek ağlamaklı gözlerle annesine yalvarıyordu.  Anne kızına dönerek şunu söyledi. ” Hiç bir şekilde ben dışarı çıkarmam, yemeğini vermem bakabileceğine eminsen alalım. Daha yeni sana Sincap aldık birde kuş var evde emin misin?”  Kız çocuğunun cevabı ” Elbette elbette”.  O an gözümün önüne Charlie’nin Çikolata Fabrikasında ki Veruca Salt geldi. O da babasından sürekli bir şey talep eden bir sürü hayvanı olmasına rağmen fabrikada gördüğü sincabı babasından satın almasını isteyen bir karakterdi.  Ben her zaman ki duramayan içimle direkt anneye dönerek ” Çocuğunuz için sakın eve köpek almayın siz buna hazırsanız sahiplenin” dedim ve dükkandan çıktım.

Biliyorum ki bazı şeylerin değişmesi için bazılarımızın harekete geçmesi gerekiyor, belki o dükkan sahibi bana çok sinirlendi  belki o anne benim sözümden sonra alma fikrinden vazgeçti. O kız çocuğu eminim arkamdan çok söylendi. 🙂

Burdan Sosyal Medya’nın gücünü kullanarak okuyan herkese ,o gün yanımda olan canım dostlarıma  ve Rengin’e teşekkür ediyorum

Eğer etrafınızda bu şekilde sokak hayvanlarına mama yardımı yapabilecek tanıdıklarınız var ise lütfen Rengin ile temasa geçin gönlünüz ve aklınız rahat bir şekilde kendisine yardımlarınızı ulaştırabilirsiniz.

 

Sosyal Medya Gücü diye bişi var 🙂 kullanmasına bilene.

 

Sosyal Medya’nın Gücü Böyle Bir Şey 🙂

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir