Özellikle beslenme konusuna benim gibi takık ya da daha dikkatli olmaya çalışan anneler varsa bu yazım onlara. 🙂

Maya’nın doğumundan sonra yeme alışkanlıklarımızda çok şey değişti. Alıştırılan markalar ve bir çok hazır gıdalar çıktı hayatımızdan. Ekmeğimizi, yoğurdumuzu, dondurmamızı ve lor peynirimizi evde yapıyor durumuna geldik.

Organik takıntılı olduğum söylenemez fakat bulabilme ve alabilme gücüm varsa neden doğal olanı almayayım diye düşünüyorum hep. Ben küçükken bahçemizden yetişen meyve ve sebzeler ile yetiştim. Annemin yaptığı yoğurdun tadını halen unutmuş değilim ki ben onun kadar iyi tutturamıyorum bazen. Sanırım bunun en büyük sebebi kullandığımız sütten ya da süt tozundan üretilen sıvıdan.

Geçen yaz bir kaç günlüğüne annemin Gelibolu’da ki yazlığında kalma fırsatı bulduk. Ve bu esnada yumurtasından, sütünden, etinden, tavuğundan ve domatesinden tatma şansı yakaladık. Sütün rengini unutturmuşlar bize hatta tadını. Çocukluğunuzda yediklerimiz ile çocuklarımızın yedikleri aynı kalitede ve tatta değil. Ve bu nedenden değil midir ki hastalıklar bu kadar arttı. Artık her doğan çocuk alerjiden müzdarip. Tıpkı Maya gibi.

Alerji en büyük sebeptir alışkanlıklarımızı değiştirmeye sebep. İyi ki de neden olmuş. Zehirleniyoruz yavaş yavaş farkındamısınız? Sağlığımızı geri kazanmak adına harcadığımız paraları kaybetmemek adına harcasak. Bize armağan edilen muhteşem makinaya yani bedenimize bakmak bizim en büyük sorumluluğumuz. En son okuduğum bir kitapta verilen bir bilgiyi paylaşmak istiyorum. 1 bardak Coca-Cola’yı böbrek vücudumuzdan atabilmek için 32 bardak suya ihtiyaç duyarmış.Bunu öğrendikten sonra kim bu eziyeti yapmaya devam eder ki.

Esasında üşenmesek o kadar da zor değil kendi mutfağınızda sevginizi katarak bir şeyleri ortaya çıkarmak. Çalışan anneler bana kızacak belki ama ben her zaman şunu söylerim zamanı doğru kullanırsanız o kadar da zor değil.

Maya’yı ilk diş doktor kontrolüne gittiğimde öğrendiğim bir bilgi esasında nasıl bir çarkın içinde olduğumuzu bir daha anlamama sebep oldu. Adına güvendiğim bir markanın çocuklar için olan diş macununu kullanıyordum içindekilerin tam olarak ne olduğunu bilmeden. Maya’nın diş doktoru şu bilgiyi verdi muayene esnasında ” Çocuk macunlarının içinde en fazla flor oranı 500ppm i geçmemeli yada flor olmamalı 6 yaşına kadar. Fakat çocuk diş macunu adı altında satılan çoğu marka biz büyüklerin kullandığı diş macunları ile aynı flor oranınıa sahip. ”
Ben de bir şok!

Güvenli olduğuna inandığımız o kadar çok marka var ki hayatımızda hatta alışkanlığımız olan. Lütfen aldığımız her ürünün etiketini okumayı alışkanlık haline getirelim. Neden evde yaptığımız hiç bir ürün 5 günden daha fazla dayanmıyor. Lütfen bunu bir düşünelim.

Mısır şurubu gibi zararlı olan bir maddeyi üreticiler etiketlerde belirtme zorunluluğu olmadan büyük bir zevkle bizlere sunuyorlar ve bizde çocuklarımıza. Peki kaç kişi biliyor acaba mısır şurubunun otizme yatkınlığı arttırdığını.

MUTFAK’TA NE VAR?

Kakaolu sütü kim sevmez! Hele ben 🙂 Piyasada satılan o kakaolu bol şekerli hazır granüllerin de çocuklarımızın sağlığı ile oynanan ayrı bir oyun olduğunu ve içindekilerin sağlığa zararlı olduğunu öğrenince bende başladım organik olanını aramaya. Kakaonun işlenmemiş en azından işlenme oranının en düşük olanını bulmaya. Sonunda bir Alman markası VİVANİ’yi buldum. Kesinlikle o bildiklerimizden farklı içerisinde ki şeker nerdeyse yok gibi. Aynı zamanda fındık kremasıda var onu da iç rahatlığı ile verebilirsiniz. Organik olduğuna dair üzerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin organik bandrolu var.

Şu aralar mutfağıma Hindistancevizi Yağı‘nı, Himalaya tuzunu, Zerdeçal’ı ve şeker yerine Agave şurubunu koymaya başladım. Yumurta ve tavuk konusuna hiç girmeyelim o kocaman bir çıkmaz benim için su sıralar.

Un ise artık beyaz değil bizde. Rengi karardı 🙂 Marketler de bulmak daha kolay oldu artık.

Tek üzüldüğüm konu, insan sağlığı ile göz göre göre oynanması. İlaç sektörüne akıtılan paraları geleceğimiz çocuklarımızın sağlıkları için önemli olan beslenmeye ayrılamıyor olması. Sağlık Bakanlığı Obezite için çok güzel bir kampanya başlattı destekçisi olduğum. Sadece bana ters gelen çocuklarımızın obez olmaması için üretici firmaları kullandıkları GDO’lu maddeler konusunda daha yaptırımcı olmaması. Tıpkı sigara üreticileri gibiler gözümde bu gıda firmaları. Hastalık, otizm, kanser, dikkat eksikliği yapabileceğini bile bile genede halka sunar. Biz taleplerimizden vazgeçersek belki onlarda sunmaktan artık vazgeçerler.

Boyumu aştıysam af ola.

Sonuç itibari ile; aldığımız her ürünün etiketini okumayı alışkanlık haline getirelim ve çocuğumuza vermeyeceğimiz hiç bir şeyi kendimize de sunmayalım. Sağlık en büyük hediye bize….

P:S: Burda adını verdiğim markalardan herhangi bir sponsorluk almadığımı belirtir ben bulana kadar çok zorluk çekmiştim bulmak isteyen annelere bir yardımım olsun istedim. 🙂

Organik mi?

Yazı dolaşımı


Organik mi?” için 6 yorum

    1. En büyük iş biz annelere düşüyor. Farkındalığımız arttıkça eminim onlarda sonunda hareketlerini değiştireceklerdir.

  1. Nilay’cım yazını çok beğendim..Bende sana bir çok konuda katılıyorum.Dün okuduğum bir yazıda colanın ilk bulunuş sebebi doğum kontrolmüş..Şok oldum.yumurta ve tavuk olayına gelince inan bu konuya çok takığım..Organik pazarlarda sabahları erkenden tükeniyor.Sana İpekhanımın çiftliğini öneririm internet üzerinden gönül rahatlığıyla alabilirsin.

    1. Yorumun için teşekkürler Özge’cim. Ben çok uzun zamandır Cola’dan uzak durmaya çalışıyorum çok canım istediği zaman da ” Gerçekten ihtiyacım varmı?” sorusunu soruyorum artık 🙂 Tavsiyen için teşekkür ederim canım en kısa zamanda araştıracağım.

  2. merhaba, sizi kısa bir süre önce keşfettim, ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. Mutfakta ne var kısmında bahsettiğiniz ürünleri siz nereden temin ediyorsunuz diye sormak istedim. İnternette organik ürün satışı yapan siteler var fakat güvenilirliği konusunda tereddüt ediyorum. Paylaşımlarınız için teşekkürler.. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir