Kedinin ateş ve idrar yolu enfeksiyonundan çektiğini artık bütün alem biliyor 🙂 En son yatışımız esnasında Acıbadem Fulya Hastanesinden daha doğrusu çalışanlarından ne kadar memnun olduğumu burdan da belirtmiştim. Her yaşanan sıkıntıda itiraz etmesini seven bir millet olarak aynı zamanda yaşanan memnuniyetlerinde dile getirilmesinden de yana olduğumu az çok beni tanıyanlar bilir.

Geçen hafta içerisinde Karayip Korsanlarını seyretmek için sinemaya gittiğimde Acıbadem Fulya Hastanesinin Hasta İlişkileri Bölümünden Hilal hanım tarafından arandım. Filmin arası olduğu için o kalabalıkta çok da rahat konuşamadım fakat kendileri bana internette sosyal paylaşım sitelerinde araştırma yaparken bloguma ve kendileri için yazmış olduğum yazıma rastladıklarını ve teşekkürlerini sunmak için aradıklarını belirttiğinde çok memnun oldum.

Hiç beklemediğiniz bir anda aranıyorsunuz ve internette yazdığınız bir yazıdan dolayı teşekkürlerini belirtmek için aradıklarını öğrenmek beni de ayrı bir memnun etti. 🙂 Kedinin son durumunu sormaları, hatta ve hatta hastanedeyken onun çok sevdiği köpek figürlü nevresim takımını kendisine hediye etmek istediklerini söylediklerinde çok şaşırdım. Evet gerçekten çok şaşırdım. Neden diye soracak olursanız geçen 15 gün içerisinde Türkiye’nin en önemli telefon operatörü ile vermiş olduğum savaş ve sonrasında da taraflarından yapılan hareketlerden dolayı artık ülkemde gerçekten müşteri memnuniyeti kavramının olmadığını düşündüğüm esnada  Acıbadem Fulya Hastanesinin bir telefonu ile pirinç ile bulguru karıştırmamam gerektiğini hatırlattı.

Müşteri memnuniyeti kavramının olduğunu bana hatırlattıkları için burdan bir kere daha teşekkür ediyorum.

Kedimin geçen gün kargosu geldi, kendi adına gelen zarfı ufaklık büyük bir heyecanla açtı. Nevresim takımını görünce yaşadığı o mutluluk görülmeye değerdi doğrusu, hemen yatağımıza serdik, içine girdik ve mutluluk pozunu da  verdik.

İkinci müşteri memnuniyeti durumum ise trajikomik. Vodafone hattımın geçen ayki faturası dudak uçurtan bir rakam gelince firmaya ait call center’ını aradım. Aradım diyorum ama inanın karşımda  herkesin canını sıkan o sesli yönlendirme sisteminden müşteri temsilcisine ulaşmaya çalışmak benim için ayrı bir savaştı. Ulaşamadığım için direkt çalıntı bildirme tuşuna basarak direkt canlı, konuşabilen birine bağlanabildim. ( Ve bundan sonraki her görüşmemi bu yönlendirme üzerinden yapabildim müşteri temsilcisi ile konuşabilmek için )

Sonuç itibariyle faturamın neden bu kadar AVEA’nın reklamlarında ki gibi call center şeklinde geldiğini öğrenmek istediğimi söylediğimde yaşadığım şok inanılmazdı.

* Benim isteğim dışında! hattımın GPRS bağlantısı açılmış ve tarife değişikliğinde bulunmuşlar.  Ne bir Vodafone bayiinden başvurum ne de call center’dan biri ile görüşerek böyle bir talebimin olmadığını belirttiğimde bana sadece robotik bir sesle ” Şikayetiniz kayıda alınmıştır incelenerek size geri dönülecektir.” dendi. Şikayetimin üzerinden tam 5 gün geçti ve halen ses çıkmayınca tekrar onlara döndüm ve gene aynı robotik sesle ” Bekleyin, döneceğiz.” Evet döneceksiniz ama ne zaman ?

* Vodafone’u tam 10 kez aradım ve 10 farklı kişi ile görüştüm 15 gün içerisinde ve bir üst birimleri ile görüşmek istediğimi söylediğimde bana verilen cevap çok ilginçti ” Üzünüm , maalesef bu şekilde sistem işlemiyor!” Bende ki şoku düşünebiliyormusunuz, her yerde reklamlar yapılıyor , müşteri hakları diye diğer kurumlarla aşık atılıyor ama kendi içlerinde üzgünüm  denilip aranmıyorsunuz bile. En son konuşmamda artık ben benlikten çıkıp, sorunumun anlaşılamadığını ve çözümleyemediklerini söylediğimde bana yetkili başka bir birimi , fatura bölümü, Halkla ilişkiler vs. hangisi olursa bana numarasını vermelerini istediğimde aldığım cevap neydi dersiniz? “Lütfen internet sitesinden bakınız ve sesinizi bu şekilde yükseltmeye devam edeseniz konuşmayı sonlandıracaklarını söylediler.”  Sinirli bir insanın karşısına geçip gülmek gibi 🙂

Bende artık dayanamayarak “Madem ses kayıtlarını sisteminizde tutuyorsunuz o zaman benim tarife ve GPRS bağlantısı için başvurumu kanıtlayın, yoksa Tüketici hakları mahkemesine kadar gideceğimi belirttiğimde bana gene aynı sinir sesle”Şikayetiniz dikkate alınmıştır ” denilerek görüşmeyei sonlandırdılar.KOMİK değil mi ?

Ne mi yaptım telefonu kapadığım gibi soluğu Mecidiyeköy de bulunan Call Center merkezinde aldım, orda canlı , yaşayan, nefes alan biri ile görüştüm bana 48 saat içinde döneceklerini söyledi ama dönülmedi biliyormusunuz?  İnternet sitesinden, Call Center daki o robotik, empati kurmasında uzak, insan ilişkilerinde sıfır zavallı insanlara ” Sizin müşteri anlayışınız nedir? diye sorduğumda alınan cevap ” her şeyden önemlisiniz ” oldu . Şu an bile gülüyorum 🙂 Zavallı ülkemin sorun yaratan değilde sorun çözebilen insanlar yetiştirebilmesi için neler vermezdim.Daha önceden çalışmamış olsam, iş ortamında yaşadığım o kadar problemlerde sorun çözme odaklı biri olarak her türlü sorunun aşılabileceğini karşındakine hissettirmenin ne demek olduğunu bilmesem belki ama belki beklemeyi kabul edebilirdim.

Vodafone’u her aradığımda; bana bir temsilcinin dönülmesini istediğimde onlarda bana her seferinde sms attılar. En son gelinen sms de ise şikayetiniz doğrultusunda tarafınıza ödeme yapılacaktır oldu.

Ama ben ne yapmayı planlıyorum tabi ki operatörümü değiştirmeyi ilk fırsatta, aptal yerine konulmak kimsenin hoşuna gitmez değilmi?

İki büyük firma iki farklı portre,

İki farklı insana verilen değer!  Bizim için önemlisiniz deyiminin akıllarda ki yeri. Teşekkürler Acıbadem. Vodafone mu ? “Mümkünse görüşmeyelim!”

İki ayrı firma iki ayrı resim.

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir