Kızımın Erken Ergenlik durumundan ötürü yaklaşık 3 senedir çok büyük farkındalık gelişti bizde. Artık aldığımız her ürünün üzerinde ki etiketi okumayı, içinde barındırdığı  maddelerin vücudumuzda ki mekanizmayı ne yönde etkilediğini öğrenmeye çalışıyoruz.  Bu maddelerden bir tanesi de Florür.

Öncelikle florür neymiş, onu öğrenmek gerekli. Florür aslında doğada olan bir mineral. Ancak bizim diş macunlarında ya da sularda rastladığımız florürde durum farklı. Bizler florüre diş macunları, ilaçlar, pestisitler, içecekler ve sular yoluyla maruz kalıyoruz. Florür genellikle sulara ve kullandığımız diş macunlarına diş çürümesini engellemek için ekleniyor. Ancak florür sandığımız kadar masum bir kimyasal değil. Hatta tarihçesini okuyunca ister istemez, evdeki diş macununuza bakışınız bile bir anda değişebilir.

I. Dünya Savaşı sırasında Almanlar ve Ruslar, Farben adlı şirketin ürettği florürü hapistekileri daha ‘etkisiz ve aptal‘ yapmak için içme sularına katıyormuş. Florürün beynin belli bir bölgesine tahribat yaparak kişileri mücadele anında daha az aktif hale getirdiği tespit edilince bir kimyasal silah olarak kullanılmış. Halen günümüzde bilinen sakinleştirici ilaçların %25’i florür içermektedir. Dahası II. Dünya Savaşı sırasında florür nükleer silahyapımı için kullanılmış. Tabii bütün bunlara değinirken, her kimyasalın arkasında olduğu gibi, florürün arkasındaki lobi kaynağının gücünü de unutmamak lazım.

İnsanoğlu garip bir varlık, kendi mekanizmasına saldıran bağışıklık sistemi gibi. Sürekli kendine saldırı yapıp sonrasında da yaptığının yanlış olduğunu savunarak tam aksini yapıyor. Florür vücudumuz için gerekli bir element lakin bunu dışarıdan zaten yediğimiz meyva,sebze ve içtiğimiz sudan bile alabilirken hazır bebek mamalarından tutun, gazlı içeçekler, meyva suları hatta şebeke suyuna bile katılması aklım almıyor.

Çin, Avusturya, Belçika, Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç, Hollanda, Macaristan ve Japonya gibi bazı ülkelerde suya florür katılması yasak. Türkiye’de suya florür katılmıyor, ama pek çok ilimizin şebeke suyunda doğal olarak florür bulunuyor.

Florür kaynağı olabilecek bazı ürün ve gıdalar şöyle:

  • Florürlü diş macunu
  • Bebek maması
  • Hazır çorba
  • Tavuk bulyon
  • Teflon tava veya tencerede pişmiş gıdalar
  • Gazlı içecekler
  • Hazır meyve suları
  • Paketli ve/veya işlenmiş gıdalar
  • Anestezi kimyasalları
  • Florürlü tuz
  • Sigara

Peki Florür birikimi nasıl zarar veriyor vücudumuza;

 

En belirgin özelliği biyobirikim yani vücutta birikmesi. Vücuda giren florürün yetişkinlerde %50-60’ı idrarla atılıyor. Çocuklarda ise bu oran ancak %20, geri kalanı kemiklerde birikip artarak da devam ediyor. Korkunç!


Yapılan araştırmalarda yüksek dozda florürün erkek üreme organlarına zarar verdiği, kısırlığa yol açtığı tespit edilmiş. Şehir suyunda fazla florür bulunan yerlerde doğurganlıkta düşüş de erkeklerde düşük testesteron seviyesi tespit edilmiş.


Pek çok araştırmaya göre florürün kemik dışında beyinde de (merkezi sinir sistemi) biriktiğine, davranış problemlerine yol açtığına, uzun vadede alzheimer hastalığına neden olabileceğine dair bulgular var.


Uzmanlar vücuttaki florür birikimi ile IQ seviyesi arasında ters orantı olduğunu, şehir şebeke suyundaki 1 mg/lt’lik florür artışının 0.59 IQ puan kaybına yol açtığı bulmuş.


Yine araştırmalara göre yüksek florür saptanan bölgelerdeki kız çocuklarının diğer bölgelerdeki kız çocuklarına nazaran 5 ay daha erken adet oldğunu, burdan hareketle, erken ergenlik sorunlarınna neden olduğunu ortaya koymuş.


Çalışmalar yüksek florürün tiroid bezini de olumsuz etkilediğini gösteriyor.

Bununla ilgili internetten bir çok çalışma bulmanız mümkün. Dişlerimizi daha sağlam tutabilmesi adına epifiz bezimi kireçlendirmemek adına florürden uzak kalmayı tercih ediyorum 3 senedir.

Kelebek etkisi yaratmak mümkün yeter ki isteyelim.

 

 

Florür Sorunsalı

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir