Bugün Dünya Çevre günü, çoğumuz için belki de çok da önemli değil .

Peki o zaman neden Mayıs ayında yağan doludan, bitmeyecekmiş gibi yağan kardan ve nefes aldırmayacak kadar bunaltan sıcaktan ve nemden şikayet ediyoruz. Biz bu dünyada yanlız yaşamıyoruz aksine ekolojik kocaman bir denge var ve biz insanoğlu en güzel yaptığımız eylemi yaparak ” bozarak”bencilce davranarak çoğu bitkinin ve hayvanın yaşama hakkını ellerinden alıyoruz.

Dedem küçükken bana Haliç’te palamut balığı tuttuğunu ve balıktan o kadar çok zengin olduğunu anlatırdı. 1950’ler de Marmara Denizi’nde yüzmeye gittiğini ve balık türlerinin çeşitliliğinden bahsederdi. Sene 2012 . Haliç’te palamut tutmak mı?, İstinye ya da Yeşilyurt’ta denize girmek mi?

Peki Maya benim yaşıma geldiğimde ne anlatırım acaba? Biz Marmara ya da Karadeniz’de avlanılan hamsileri yerdik kızım, Adalara gidip bir nebze de olsa denize girerdik. Eskiden şu karşıda gördüğün rezidansların yerinde ormanlar ve piknik alanları vardı biliyor musun?. Çok mu insafsız davrandım bu senoryada. Dileğim bu şekilde olmaması tabi.

Doğanın korunması için hepimizin sorumlulukları var. Neler yapabilirim? diye düşünenler olursa o kadar da zor değil inanın. Belediyeler artık evlerde de çöp ayrıştırma işlemi için girişimlerde bulunuyor, hatta evde kullanılan yağ atıklarını bile evden topluyorlar. Bizim evde yapılan kısa bir kaç işlem var. Belediyenin kapımıza kadar bıraktığı çöp ayrıştırma poşetlerine , süt, yoğurt, karton, kağıt, plastik, teneke gibi kullanılmış malzemeleri biriktirip haftalık olarak ayrıştırıyoruz. Kağıt özellikle Maya’dan dolayı o kadar çok tüketiliyor ki onları bile toplamak bir ağacın kesilmesine engel oluyordur eminim. Üzüldüğüm bir konu da dokuz daireden oluşan bir apartmanda oturmama rağmen sadece bir dairenin atık poşeti kapının önünde oluyor. Verilen atık ayrıştırma poşetlerine konulan yemek artıklarını her gördüğümde uyarmama rağmen ” Kim uğraşacak ? “sözü, insanların ne kadar bilinçsiz olduğunun da göstergesi.

Gereksiz yere muslukların ve elektrik düğmelerinin açık kalmamasına dikkat etmek, plastik malzemeleri denize, doğaya atmamaya çalışmak bile küçük bir şey gibi görünse de esasında herkes dikkat ettiğinde büyük bir adım.

Bizim evde mavi kapak kumbarası ve çöp ayrıştırma poşeti her daim mutfağımızda; özellikle Maya’nın bu bilinçle yetişmesini sağlamya çalışmak sanırım anne ve baba olarak bizim en büyük sorumluluğumuz. Organik yaşam, organik meyva ve sebze diye trend yaratıyoruz da alışkanlıklardan ve bencillikten vazgeçildiğinde zaten normali olan ORGANİK yaşama kolayca dönebileceğimizi neden farketmiyoruz?

Ha lafı gelmişken siz bugün çevre için ne yaptınız?

Bugün çevre için ne yaptın?

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir