Kedi işte bildiğin kedi. Şımarık tok evin aç kedisi, oyun delisi, şımarık, korkunca bacaklarının arasına dolanan, örgülerimi karıştırıp, açık çekmecelerle oynayan, çamaşır sepetinde oturup ismine yazılmış kitapları okuyan , yıkandıktan sonra havlunun içinde mırmır mırıldanan, laptopubumun space tusunun fazla olduğunu düşünerek  çıkaran bir kedi o.

Şu günlerde bilmem nedendir geceleri uykusunda çığlık çığlığa, gördüğü rüyalardan uyanamayan, sakinleştiremediğim bir kedi oldu başıma.

Nedenini az çok biliyor gibiyim ama , beklemekten başka bir çözüm yok şimdilik. Annesinin yaşadığı kararsızlıklardan dolayı aldığı negatifliği sanırım ayna tutuyor bana uykusunda. Kediler öyle değil midir? Sahibinin negatif enerjisini almak için kucağına çıkıp kendisini sevdirmeye çalışmazmı? Maya’da bana bunu yapıyor şu günlerde..

Zaman ver bana kedicim annen doğruyu bulmaya çalışıyor, sık dokuyup sık eliyor. Ne doğru ne yanlış bizim için. Onu görmeye çalışıyor, bir yeri  yaparken bir yeri yıkmamaya çalışıyor.

Kedi gibi hep dört ayağının üstüne düş emi benim minik sarmanım! 🙂

Sabır sabır sabır.

Vivaldi anlatmış beni kısaca burda.

Boşuna kedi demiyorum.

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir