İstanbul soğuk, gri ve yağışlı bugün. Evdeyiz kafamızı dışarıya uzatamıyoruz kedi ile, tıkıldık kaldık. Ya da ben tıkıldım, tıkandım, sabrımın sonundayım 🙂 Bugün 8 m2'lik kedinin dünyasında neler neler yaptık ki en son post sebebi olan konuyu hemen yazmak istedim unutmadan hazır kendi Sid ile Bilim'i izlerken. 

Kedinin bebekleri meşhur ve onlarla çok güzel oyunlar kuruyor kendi kendine eğleniyordu ki bugün son iki saattir bana sarmış durumda. 

"Anne bebeklerimi konuşturalım mı? "diyerek başlayan masumane oyun kendine bir karakterini seçip geri kalan beş bebeği benden aynı anda konuşturmamı istedi. "Nasıl ya ?" diye düşünürken ve beceremezken,  kendi küçük çaplı bir krize girerek " Yapamıyorsun annne!" diyerek odasına gitti bir triple.

Arkasından bakakaldım ….. 

Yaklaşık on dakika sonra bütün ahaliyi toplayıp bir hıh! yaparak koltuğa oturmasını gerçekten görmenizi isterdim. Fakat esas beni yıkan konuşması şu cümlelerle oldu.

"Anne biliyormusun benim beynim pembe, peki senin beynin ne renk ?"

"Sanırım benim beynim beyaz Maya'cım."

"Hayır, yanılıyorsun bence senin beynin siyah."

"Beyinler beyaz olur Maya'cım ." Sabırla ve sükunetle, nefes alan ben.

" Anne PAmuk prensesin beyni siyah, çilek kızın pembe, sen pamuk prensessin bende çilek kız…"

Ne diyebilirim …. Sen git odasında bebeklerini konuştur sonra gel sen benim beynimin rengine karar ver..:)

 

İstanbul sen çok grisin bugün ama  benim beynim simsiyah bilgine .

 

Beynin ne renk ?

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir