Uzun zamandır takip ettiğim iki isim Ayşegül Çoruhlu ve Gül Kaynak. Gerek televizyondan olsun gerekse sosyal medyada söyledikleri paylaştıkları Alkali Yaşam fikirlerini oldukça benimsemiş durumdayım.

Ailenize yeni bir birey katıldıktan sonra yemek, temizlik , alış-veriş anlayışınızı gözden geçirip değişiklik yapmak zorunda kalıyorsunuz. Tabii bu sizin farkındalığınız ile ilgili.

Geçen hafta İBS Anne Bebek Fuarında Alkali Çocuk konulu kısa bir sempozyum verdi Gül Kaynak. Fuara gitmek istememin tek gerekçesi de zaten oydu. Alkali yaşam adına 45 dakikaya sığdırmak zorunda olduğu kısa bir konuşma yaptı. Konuşmaya direkt diş macunlarında ki zehirden yani florürden başladı. Çocuk diş macunlarında bile bulunan florürün ne kadar zararlı olduğunu açıkladı. Diş fırçalama esnasında tükürebilmeyi başarabilseler bile dil altından florürün hızlıca emilimin gerçekleşeceğinden yutulma esnasında vereceği zarar ile aynı derecede olacağını belirtti. Amerika’da bu maddenin zararlarının tartışılmaya başlandığını ve yakın zamanda da kullanımına son verebilecekelerinden bahsetti. İnsan en büyük zararı yine kendisine veriyor dedim o an içimden. İlk diş kontrolünde doktorumuzun uyarısı üzerine florür içerikli süslü püslü diş macunundan vazgeçeli yaklaşık 6 ay oldu bizde Allahtan.

Alkali olma adına yeme şeklimizde yapacağımız bir kaç değişiklikle çok daha sağlıklı olabileceğimizi açıkladı. Tek tip beslenme şekli olarak hayvansal proteinlerin tüketilmesi vücudumuzu daha asidik yapacağını bundan vazgeçemiyorsak mutlaka öğünümüzde yeşil sebzeninde proteinin yanında olması gereklikliğinden bahsetti.

Sağlıklı bir vücut için kanımızın ph oranının 7 ve üstü olmasına ihtiyaç duyarmışız. Peki nasıl Alkali olacağız ? Ayrıntılı bilgiyi sitelerinden ve güzel bir kaynak olan Ayşegül Çoruhlu’nun Alkali Diet kitabından edinebilirsiniz. Sadece başlangıç olarak benim yaptığım gibi içtiğiniz suyu Alkali yaparak başlayabilirsiniz. Gül Kaynak’ta konuşmasında ilk suyumuzun ph değerinin alkali olması gerektiğini söyledi.İçtiğimiz suyun ph değeri 7 den yukarıda olması gerekiyormuş ve bunun için ilk karbonattan yardım alabilirmişiz. Ben Alkali Su Damlası kullanıyorum karbonatın suda ki yarattığı burukluğu sevmediğim için . Suyun tadında herhangi bir değişiklik yapmıyor aksine daha yumuşak bir içimi oluyor. Ayrıca damacana sular ile ilgili kısa bir bilgi verdi Gül Kaynak. Suların üzerinde yazılan ph değerleri suyun kaynaktan çıktığı anda ki değeri imiş. Su damacana içine girdiğinden itibaren ph değeri düşüyor hele bir de güneş altında bekliyorsa. Alkali olması gereken su bir an da asidik olmaya başlıyor. Zaten kendisi şebeke suyunu ve arıtma sistemi kullandığını söylüyor. Şu aralar aklıma takılan başka bir konu bu benim.

Kullandığımız deterjanlardan, kozmetiklere kadar kısa kısa bilgiler paylaştı bizlerle ve eminim konuşma süresi 4 saat olsaydı inanın sürer ve zaman da yetmezdi en azından benim için.

İnek sütü, şeker çocuklarımızı asidik yapma yönünde biz annelerin yaptığı ilk hata olduğunu ve inek sütünün hiç bir faydasının olmadığını badem sütünün yararından bahsetti. Badem sütünü çok kişiden duymaya başladım son zamanlarda denedim ben sevdim fakat Maya için aynı şey söz konusu değil. Alıştırmış olduğum bir süt tadı olduğundan Badem sütünü sevemedi. Bende en azından içirme sayısını azalttım 🙂 Şu sıralar portakal suyu beni oldukça kurtarıyor sabah kahvaltılarında .

Alkali misin Asit mi diye sorarsanız? Şerit değiştirdim ama istikrarlı bir biçimde gidebilirsek süper olur di mi?

Alkali Diet kitabında okumuş olduğum bir bilgiyi paylaşmak isterim artık evime girmeyen şekerli gazlı içeçekler adına. İçtiğimiz bir bardak gazlı içeceği böbreklerimiz vücuttan atabilmesi için 32 bardak suya ihtiyaç duyuyormuş.

Peki biz günde kaç bardak su tüketiyoruz? Evimize, arabımıza göstermiş olduğumuz özeni hak etmiyormu sizce bize hediye edilen muhteşem makina vücudumuz.

Asit misin Alkali mi?

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir