Yaşananları toplayınca Anne ve çocuk kime denir ? demek geldi içimden. Yazdıklarımı okuyunca hayat nasıl da yeni anlam kazanıyormuş onu fark ettim. Pişmanlık var mı ? Kesinlikle HAYIR.

*Çocuğunun bir kaç saat daha fazla uyuyabilmesi için bütün dünya’nın fişini çeken kişiye

*Aynı anda kafasında uçuşan bir milyon tane işi olan

*Güneş yanığı nedir bilmez iken çocuğunu havuz başında güneşten korumaya çalışırken kendisi istakoz gibi yanan

*Makyaj çantasında ki bulunan her malzemenin aslında bir ortağının da olduğunu fark eden

*Hayatını korkusuzca yaşarken bir anda yeni yeni korkulara yer açan

*Çocuğunun parkta  oyun oynarken diğer taraftan diğer çocukları göz ucuyla potansiyel tehlikeli olarak gözlemleyen

*Tatile ya da gece yatısına giderken kendi pijamalarını unutup; çocuğuna ait uyuma maymunu, calliou bardağını, kovboy kızını unutmayan

*Gece uykusunda üstünü açan, deli gibi yatakta dönen yavrusunun üstünü örtmek için sayısız kere kalkan ve bu esnada hep bir yerlere çarpan

*Çocuğunun yediği her lokmada sanki Afrika’da yaşayan  çocukları doyurmuşcasına sevinen ulu kadına

*Çişini tuvalete yapan ve sifonu çocuğu ile birlikte çekip dans ederek tuvaletten çıkan çılgın kadına

*Hayatında oje sürmek sadece özel günlere dair yapılan bir eylemken; renk renk oje sahip olmaya başlayan ve sabahları daha ayılamadan sırf kedisi istiyor diye oje süren kadına

*Mutfakta olmaktan mutluluk duyan kedisi için;  yumurta kırmaktan hoşlanıyor diye kek yapan, hamur yoğurmayı seviyor diye oyun hamurundan renkli renkli kurabiyeler  yapan

*Sırf gece uykusundan ses yüzünden uyanmasın diye artık alt yazılı dizileri, filmleri gecenin bilmem kaçında izlemeye çalışan ve uyuya kalan

*Kendi yorgunluktan bitap düşsede ya da hastalansa da sırf çocuğu istedi diye bir milyonuncu kez aynı çizgi filmi izleyen sanki ilk kez izlemişcesine kadar heyecan duyup kedisiyle heyecanlanan kişiye

*Hayatına artık yeni karakterler giren ( calliou, Buzz, Kovboy kız Jesse, Rapunzel, Maximus, Rapunzel’in erkek arkadaşı Flynn ,Çilek kız, Deniz kızı) ve onların yaptıkları, hoşlandıkları her şeyi bilen

*Çocuğunun adı geçtiğinde onu anlatmaya bayılan ulu varlığa

* 2 yaşından sonra sürekli her gün “hayır!, hadi!” demekten yorulan kadına

*2 yaş ve sonrasında ki sendromlarında çocuğuna karşı sakin kalmaya çalışırken kendi 35 yaş sendromunu susturan kadına ANNE denir.

*Su içmeyen çocuğuna su içirebilmek için her türlü bardağı , renkli pipetleri alan kişiye

*Çocuğunun sevdiği şarkıyı, çizgi filmi youtube’dan sonsuz tekrarla izleyebilen

*O hastalandığında kendi içinde yaşanan fırtınaları bastırıp ayakta kalan kişiye

*Her an sinirimin sınırını yoklayan her kızdığımda kedi gibi sarılıp gözlerimin içine bakıp “Kızmadın değil mi?” diye sorup gardını düşüren kişiye

*Sabır nedir bilmezken sabrı öğrenen kadına

*Eskiden düzen tertip içinde yaşarken artık her gün harp çıkmış gibi dağılan evini sürekli toparlamaya çalışan kişiye

*Her gece uykuya çocuğunu yatırıp ona hayran hayran bakan kadına anne denir.

Ve eminim ki bu liste uzar da uzar. Aklıma o kadar çok şey geliyor ki yazmaya kalksam eminim sayfalarca yer tutar.  Sonuç olarak ANNE ulu bir varlık, sabrı yokken sabrını tekrar şarj edebilen ve ani çıkışlarının sonunda kendi ile sürekli kavga edebilen tek varlık.

Sen benim tek kıymetlimsin. Kenan Doğulu’nun şarkısında da dediği gibi sen benim en güzel derdimsin 🙂

 

 

Anne ve çocuk ( kedi ) kime denir?

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir