Maya hanım anneannemizin bir süredir bizde kalmasından faydalanarak şu sıralar her duygusunu nedense uçlarda yaşıyor. Şımarıklık başta olmakla beraber, benim “hayır”larım nedense anneannesinin kollarına sığınarak “evet”lere dönüşmeye başladı.

Daha 29 aylık olmana rağmen o minnacık beyninle beni maymun gibi oynattığını düşünüyorum kedicik. Sabrımında sanırım artık sonlarını oynuyorum, hani kitaplarda yazıyorya ” sinirlendiğiniz de odadan çıkın, içeride yastık dövün, seninle konuşmuyorum diyin.”  tavsiyeleri nedense şu sıralar bizde daha bir çıldırtıcı hal almaya başladı; bu şekilde davrandığımda Maya’da.

Son bir kaç gündür kemanın telinden daha da gergin sinirlerim bakalım nerde ve ne zaman boşalır bu sinirler bilemiyorum.

Bir de nispet yapar gibi dün akşam parmak boyası yaparken kedi, ellerini boyayıp kağıda baskı yaptığımız esnada kapı çalınca; ” babam geldi yasasın! ” diyip kapıda babasını görünce de ” baba bak senin için yaptım, dolaba asalım ” diyerek elindeki resimle babasının boynuna sarılınca, içten içe kıskançlık sinirinede girmedim değil…

Ametist kavuğundan yapılmış bir yatakta uyumak istiyorum, kalbimin tam üstüne beş kiloluk pembe kuvars koymak istiyorum. Bütün etrafımda ki negatifliği alırmış ya 🙂 oturduğumuz odadakilerinin sanırım boyutu yetersiz kalmaya başladı . Bana kaya falan lazım ahanda kocaman kocaman.

Ametist kavuğundan yatak.

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir